Doğum
Doğum

Doğum tamamen fizyolojik bir kas eylemidir. Rahimde oluşan düzenli kasılmalar rahim ağzında açılma ve silinme şeklinde değişikliklere sebep olur ve rahimin itici gücü ile fetüs doğum yolundan ilerleyerek dış dünyaya ulaşır. Doğumun başarılı olarak ilerleyebilmesi 3 etkene bağlıdır:

1:Yol(Anne pelvisi )

2:Yolcu(Fetus)

3:İtici güç(Rahim kaslarının kasılması)

Bu 3 değişkenden herhangi birinde bir uyumsuzluk olduğunda doğumun fizyolojik yapısı bozulur ve müdahaleli doğumlara veya sezaryene ihtiyaç duyulabilir.

YOL: Anatomik açıdan 4 tip pelvis vardır. Bunlar :

1- Jinekoid pelvis:

Normal doğum için en uygun olan ve kadınlarda en sık görülen pelvis tipidir.

2- Android pelvis:

Daha çok erkeklerde görülen dar pelvis tipidir. Zor ve müdahaleli doğuma sebep olabilir.

3-Antropoid pelvis:

Orta pelvisin ve çıkımın ölçüleri vajinal doğum için uygundur.

4- Platipelloid pelvis

Vajinal doğum için uygun değildir. Doğum, genellikle sezaryen ile gerçekleştirilir. En az görülen pelvis tipidir. 

YOLCU: Fetusun pozisyon, duruş ve gelişimsel anomalilerine bağlı doğumun ilerlemesi bozulabilir.Makat veya transvers geliş pozisyonları, önde gelen başın asinklitik durması, başın defleksiyonu, oksiput posterior geliş, alın gelişi, yüz gelişi, bebeğin kilosunun çok fazla olması veya fetusun başının veya karnının konjenital anomalilere bağlı aşırı büyük olması (hidrosefali, anensefali), pozisyonu uygun olmayan ikiz gebeliklerde  kilitlenme gibi sebepler fizyolojik doğuma engel olup sezaryene sebep olabilir.

İTİCİ GÜÇ: Doğumun normal yoldan gerçekleşebilmesi için yeterli güçteki ve sıklıktaki rahim kasılmaları gereklidir. Kasılmalar ile rahim ağzındaki açılma birbiri ile uyumlu olursa doğum ilerler. Bu kasılmalar aktif eylemde 2-5 dakikada bir gelen 50-60 saniye süren kasılmalardır. Uterusun kasılması doğumun ilerlemesi için itici güçtür, buradaki anormallikler doğumun ilerlemesinde yavaşlama veya duraklamaya neden olabilir.

DOĞUMUN BAŞLANGIÇ BULGULARI

1-Nişan gelmesi: Rahim ağzı tüm gebelik boyunca mukus bir tıkaçla kapalıdır. Bu tıkaç bebeği enfeksiyonlara  karşı korur. Doğum eyleminin başlamasından hemen önce rahim ağzında hafif bir açılma olur ve bu tıkaç kanlı bir akıntı şeklinde vücut dışına atılır.Doğumun 2-3 gün içinde başlayacağının bulgusudur.

2-Kasılmaların(Doğum dalgalarının başlaması):Gebeliğin son haftalarında doğuma hazırlık kasılmaları(Braxton Hicks kasılmaları) olur.Bu kasılmalar düzensiz, dinlenmek ve pozisyon değişikliği ile kaybolan tarzdadır. Gerçek doğum kasılmaları düzenli aralıklarla gelen gittikçe artan ve dinlenme ile geçmeyen tarzdadır. Bu kasılmalar 5 dk da bir geldiğinde hastaneye gidilmesi tavsiye edilir.

3-Suyun gelmesi:Su gelişini takiben genellikle 24 saat içinde doğum eylemi başlar.24 saat geçmesine rağmen doğum başlamadı ise infeksiyon riski nedeniyle  ilaçlar ile doğum başlatılmalıdır.

 

DOĞUMUN EVRELERİ

 

Doğumun üç temel evresi vardır:

DOĞUMUN 1. EVRESİ

Gebelik boyunca kapalı olan rahim ağzının kasılmaların yardımıyla tam açılmasına (10 cm) kadar

geçen süredir. Bu evre doğumun en uzun evresidir (yaklaşık 8-10 saat).

Bu dönem latent  ve aktif dönem olarak ikiye ayrılır.

Latent dönem: Doğumun  en uzun süren dönemidir. Bu dönemde ağrılar seyrek ve daha hafiftir. İlk gebeliklerde daha uzun sürer. Bir iki güne kadar uzayabilir.

Aktif dönem: Rahim ağzı yaklaşık 4 cm açıklığa ulaştıktan sonra başlayan dönemdir. Kasılmaların sıklığı ve süresi artar. Kasılmalar yaklaşık 5 dakikada bir gelir.Hastaneye gidilmesi gereken dönemdir.

 

DOĞUMUN 2. EVRESİ

Rahim ağzının tam açılmasından bebeğin doğumuna kadar geçen süre olarak tanımlanır. Bu süre ilk doğumlarda ortalama 50 dakikadır. Sonraki doğumlarda ortalama 20 dakika kadar sürer. İlk doğumlarda 2 saati, sonraki doğumlarda 1 saati geçmesi anormal kabul edilir.Epidural anestezi uygulanmışsa bu süreler 3 saat ve 2 saat olacak şekilde sınır alınır. Bu süreyi kısaltmak için anne ıkındırılmaya teşvik edilir.

 

Ikınma Tekniği:

Açık Glottis:Kasılma geldiğinde anne derin bir nefes alarak nefesini dışa üfleyerek ıkınır.Nefesini tutmaz.Bu ıkınma şekli bebeğe daha fazla oksijen gitmesine neden olur.Anne daha az yorulur.Ikınma kasılma süresince devam eder ve kasılma geçince anne dinlenir.

Kapalı Glottis:Kasılma geldiğinde anne nefesini tutar ve dışarı havayı vermeden tüm gücü ile ıkınır.Bu ıkınma doğum süresini kısaltır fakat anne daha fazla yorulur ve bebeğe daha az oksijen gider. Ikınma kasılma süresince devam eder ve kasılma geçince anne dinlenir.

Bebeğin başı doğarken gebeye ıkınmaması söylenir, ancak ıkınma hissi devam etmektedir. Ikınmayı önlemek için 3 mum 1 tüy nefesi yapılır yani 3 kısa bir uzun üfleme yapılır.

Bebek doğduğunda göbek kordonu kesilmeden annenin göğsüne koyulması(Ten tene temas) tavsiye edilir. Mümkünse göbek kordonu en az 1 dk beklendikten sonra kesilmelidir. Böylece bebek ilk dakikalarında dış ortama daha kolay adapte olur.

 

DOĞUMUN 3. EVRESİ

Bebeğin doğumundan plasentanın çıkışına  kadar geçen süredir. Genellikle bebek doğduktan 5-10 dakika sonra plasenta da  çıkar ancak bu süre 30 dakikaya kadar sürebilir Plasenta çıktıktan sonra tam olup olmadığı kontrol edilmelidir. Rahim içinde plasenta parçası kalması kanama ve enfeksiyona sebep olabilir.Plasentanın çıkışını takiben üşüme titreme olabilir.Bir süre sonra geçer.Epizyotomi  kesisi  yapılmışsa dikilir. İlk birkaç saat kanama kontrolü yapılır, tansiyon, nabız ve diğer bulgular değerlendirilir.

DOĞUM İÇİN NE ZAMAN HASTANEYE GİDİLMELİDİR?

Kasılmalar sıklaştığında veya su geldiğinde hastaneye gidilmelidir.Kanama nişan gelmesi şeklinde olabileceği gibi gebelikteki her türlü kanama değerlendirilmelidir.Bebeğin hareketlerinde azalma hissedildiğinde mutlaka hastaneye başvurulmalıdır.Bebek sıkıntıda olabilir ve acil müdahale gerekebilir.

 

 

FOTO GALERİ
Müjde Şekeroğlu - DoktorTakvimi.com Müjde ŞEKEROĞLU